kelimelerin yerini şarkı notaları alır bazen.
Belki de başka bir gezegenin cehennemiydi bu dünya. Ve bizler kim bilir, henüz işlemediğimiz günahların bedelini ödüyoruzdur. Ya da belki de bir başka gezegenin cennetiydi bu dünya ve bizler henüz hak edemediğimiz mutlulukların içinde, iyi bir insan olmaya çalışıp, yaşadığımız güzel günleri hak etmeye çalışıyoruzdur. Ne derseniz deyin, ama herkes hak ettiğini yaşıyor ya da yaşayacak demeyin. Kimse hak ettiğini yaşamıyor, sadece yaşadıklarını hak etmeye çalışıyor ya da hak ettiklerini yaşamaya. Ve bana sakın bana “iyi biri ol demeyin”, kötü biri nasıl olunur bilmeden.
(Kaynak: grimavi)
bir kuş uçar kalbinden.
İki yapboz parçasının birbirini tamamlaması gibidir iki insanın sarılması.
(Kaynak: leblebitozuyum)
“sarılmanın milyonlarca çeşidi vardır.”
aşkla sarılırsın bazen, sevgiyle sarılırsın.
şefkatle sarılırsın, sarıldığın insanı yatıştırmak için sarılırsın.
özlemle sarılırsın bazen, arzu ile, tutku ile sarılırsın.
“sarılmak” eylemini tek başına açıklayamam belki. ama “sana sarılmanın güzelliğini” en iyi ben anlatabilirim.
böyle özlem dolu olanından. kocaman böyle. sımsıkı. aşkla. şefkatle. saatlerce, günlerce, aylarca sana sarılmanın hayaliyle sarılırım sana. tüm üzüntümü, mutsuzluklarımı, hayal kırıklıklarımı kollarında unuturum.
”sana sarılmak istiyorum.”
sımsıkı.
kemiklerini kıracak kadar.
sıkı.
(Kaynak: kizsozu)
“düşüncemin duvarına resimler asmak isterdim.”
